4 Temmuz 2008 Cuma

zaman: 12:29 Etiketler: Gönderen Ateius 0 yorum


InteractiveCorp

Denizde süzülen bir gemiye benzeyen bu 10 katlı binanın inşaatına 2004 yılının Haziran ayında başlandı ve geçtiğimiz Mart ayında bitirildi. 
New York’un sanat, yemek ve eğlence merkezi Manhattan bölgesinde Hudson River kısmında yer alan yapı kısa sürede yerel bir referans noktası haline gelmeyi başardı. Binanın şöhreti, yeni medya şirketinin 21. yüzyılın kültürel manzarasında bir yer edinmesini kolaylaştırdı.

Binanın çevreleyen hareketli yapı, web tabanlı işler için gereken yeteneği simgeliyor. İç dekorasyonu STUDIOS Architecture tarafından yapılan binada teknolojinin varlığı mekanları sarıyor. Şirketin yayıncılık geleneğine bağlı olması yüzünden, girişte halka açık olarak kullanılan lobide dünyanın en büyük yüksek çözünürlüklü video salonu yer alıyor.

Frank Gehry'nin New York’ta yaptığı ilk binanın dalgalı kabuğu, iç mekanda da dinamik ortamların oluşmasını sağlarken bir yandan da, aynı çatı altında yer alan pek çok markanın çeşitlilik ve yaratıcılığını da yansıtıyor. 
Kaynak: Yapi.com.tr


zaman: 12:22 Etiketler: Gönderen Ateius 0 yorum



Kemik Klise

Çek Cumhuriyeti baskenti Prag'in 70 km dogusunda Sedlec isminde bir kasaba bulunur. 

Buradaki kilisenin ici gercek insan kemikleri ile dekore edilmistir. 
Hikaye 1218 yilinda, guvenilen bir kisi olan Abbot Henry'nin kutsal topraklara hacca gitmesi ve oradaki mezarlıktan bir kavanoz toprak getirerek kilisenin uzerine serpmesiyle baslar. 
Boylece kilise daha kutsal bir yer olarak gorulmeye baslanir ve cok populer bir gomulme noktasina donusur. 
1318'e kadar 30,000 den fazla beden buraya gomulmustur ve 1511'de yeni bedenlere yer acabilmek icin eski kemiklerin bir kisminin yerlerinin degistirilmesi gerekmistir. 
Bunlar daha sonra urpertici eserlerin malzemesi olmuslardir. 
1870 yilinda Shwartzenberg duku tarafindan yerel bir ahsap oymacisi kilisenin icini insan kalintilari (yaklasik 40,000 set insan kemigi) ile dekore edilmesi icin tutulmustur. 
Gunumuzde bu kilise tum dunyanin en olagan disi kiliselerinden biridir.

zaman: 12:11 Etiketler: Gönderen Ateius 0 yorum


Panama Kanalı

Panama Kanalı, Orta Amerika'nın en güney ülkesi Panama topraklarında yer alır ve Atlas Okyanusu ile Büyük Okyanus'unu birbirine bağlayan su yoludur.


Kanalın yapımı,tarihin en büyük ve en zor mühendislik projelerinden bir olmuştur. Gemicilik üzerindeki etkileri ise, Güney Amerika kıtasının en güney ucu olan Horn Burnu'ndan dolaşma külfetini ortadan kaldırmış olması nedeniyle çok önemlidir.

Panama'da bir kanal inşa etme fikri 1500'lü yıllara kadar giderse de, ilk ciddi çalışmalar, Fransızların öncülüğünde 1880'de başlamış fakat bir sonuç vermemiştir. İnşaat ABD tarafından tamamlanmış ve kanal 1914'te hizmete açılmıştır. 77 kilometre uzunluğundaki kanalın yapımı sırasında, sıtma ve sarı humma gibi hastalıklardan büyük toprak kaymalarına kadar her türlü güçlükle karşılaşılmış ve yaklaşık 27.500 kanal çalışanı bu süreçte can vermiştir.Bu kanal güney amerika ve kuzey amerika'yı birbirinden ayırır.

Bugün New York'tan San Francisco'ya giden bir geminin, Panama kanalını kullanarak 9.500 km yol yapması, Horn Burnu'nun dolaşılmasını zorunlu kılan eski günlerdeki 22.500 km yola oranla büyük bir kolaylıktır.

Açılışından 2002 yılına dek, yaklaşık 800.000 geminin geçtiği tahmin edilen Panama Kanalı'ndan her yıl 14.000'den fazla gemi geçmekte olup taşınan yük miktarı 203 milyon tonu bulmaktadır.

Kanal boyunca yolculuk yaklaşık 9 saat sürmektedir.

zaman: 12:08 Etiketler: Gönderen Ateius 0 yorum


Akashi Kaikyo Köprüsü

Dünyanın en uzun köprüsüdür. Japonya’da Kobe-Naruto karayolunda bulunmaktadır.Açıklığı 1991 m dir. Projesi ve inşaatı on yılda tamamlanmış ve 1998 yılında hizmete açılmıştır.Richter ölçeğine göre 8.5 büyüklüğünde oluşabilecek depreme dayanıklı olarak projelendirilmiştir. Köprü 3.6 milyar dolara mal olmuştur. İnşaatında 100‘den fazla yüklenici firma görev almıştır. Çelik ayaklarının uzunluğu 298 m, tabliyenin deniz seviyesinden yüksekliği 65 m dir. Yapımında yaklaşık olarak 181,400 ton çelik ve 1.42 milyon m3 beton kullanılmıştır.Akaşi Boğazı'nı birbirine bağlama fikri yaşanan bir felaket üstüne ortaya çıkmıştır. 1955'de 100 çocuk taşıyan bir feribotun başka bir feribotla çarpışması ve 168 kişinin ölmesi üzerine köprü inşası için politik baskılar artmış, inşaat 1988'de başlamış ve 10 yıl sürmüştür. Köprü, 5 Nisan 1998 günü trafiğe açılmıştır. Köprü, 1990 metre uzunluğunda yapılmış, 17 Ocak 1995'teki Kobe Depremi'nden sonra 1 metre daha uzatılmıştır.Akaşi Boğazı, dünyanın en yoğun bir deniz trafiğine sahip (günde 1000 gemi) boğazıdır, üstelik tayfun bölgesinde yer alır, rüzgarın hızı saatte 290 km'ye kadar ulaşır. Bu köprünün inşaasında asma köprü teknolojisi en son sınırına ulaşmıştır.

3 Temmuz 2008 Perşembe

zaman: 04:51 Etiketler: Gönderen Ateius 1 yorum


Topkapı Sarayı

İstanbul'daki ilk Osmanlı Sarayı'nın temeli Fatih Sultan Mehmet tarafından, Beyazıt semtinde atılmıştır. 1454-1458 yılları arasında ahşap olarak yapılan Eski Saray'ın haremlik ve selamlık bölümleri mevcuttu. Yeni Saray'ın (Topkapı Sarayı) yapımına 1466 yılında başlanmış ve 1478'de bitirilmiştir. Topkapı Sarayı'nın diğer Avrupa saraylarından ayrılan önemli bir özelliği, tek bir binada olmayıp, çeşitli köşk ve dairelerden ayrı azuperı yapılar halinde inşa edilmesidir.

Sarayda doğan ilk padişah II. Osman, sarayda tahta ilk çıkan II. Bayezid, sarayda ölen ilk padişah II. Selim, hayatının 30 yılını saraydaki kafeste geçiren I. Mustafa'dır. Sarayda boğdurulan ilk padişah Sultan İbrahim'dir. 51 yıl hapis yatan III. Osman'dır. Saraydaki son cülus töreniyle tahta çıkan VI. Mehmet Vahdettin'dir.
 
Baş Çuhadar Padişahın Atının Sağ Tarafında Yürüyen Muhafız
Silahtarağa Padişahın Silahlarını Muhafaza Edip Taşıyan
Peyk Padişahın Seyahatlerinde Önde Giden Yaya Haberci
Solak Padişahın Seyahatlerinde Merasim Kıtası Eri

İlk olarak yapılan Çinili Köşk-Sarayı 'dır (1472). İki katlı olan bina Orta Asya mimarisi karakterindedir. Binanın içi ve dışı çok kıymetli çinilerle bezenmiştir. Çinili Köşk'ten sonra Kubbealtı, Arz Odası, Has Oda, Hazine, Kiler, Seferliler gibi Saraya zamanla Enderun Mektebi, Hekimbaşı Odası, Enderun Eczanesi, Sarayburnu'ndaki köşklerle, camiler kütüphane ve ahırlar ilave edilmiştir. IV. Murat (1623-1640) zamanında Revan ve Bağdat Köşkleri, Sultan İbrahim (1640-1648) devrinde Sünnet Odası, İtfaiye Köşkü ve sonraları Mustafa Paşa Köşkü, Hırka-i Şerif Dairesi, Kütüphane, Alay Köşkü, Mecidiye Köşkü gibi yapılar inşa edilmiştir.


Topkapı Sarayı 700.000 m2'lik bir alanı kaplamaktaydı. Burada 10 cami, 3 namazgâh, 8 koğuş binası, 14 hamam, 2 hastane, 2 eczane, 5 okul, 12 kütüphane, 7 hazine dairesi, 6 kule, 22 çeşme, 11 kuyu, 2 sarnıç, 6 havuz, 2 su terazisi, 1 asma bahçe, 20 kubbeli mutfak, 348 oda ve salon ile Sarayburnu'nda yazlık köşkler bulunmaktaydı.

Topkapı Sarayı, Bakanlar Kurulu kararıyla 3 Nisan 1924 tarihinde müzeye çevrilerek, aynı yılın 9 Ekim'inde ziyaretçilere açılmıştır. Sürekli ve geçici 20 sergi salonu, 86.000 parça eski eseri ile dünyanın en büyük ve en zengin saray-müzelerindendir.Görülmesi gereken bir saraydır.

Kaynak:Vikipedi